Dekont bir ödeme değil, grafik tasarımı iyi bir ödeme niyetidir. Hangi bilgileri vereceğin, açıklamaya ne yazdıracağın ve gece yarısı ne diyeceğin.
Sailo team11 dk okuma
"Havaleyi yaptım abi, dekontu da attım, bugün kargoya verir misin?"
Saat 23.40. Bankanın uygulamasını açıyorsun, hesap hareketlerinde hiçbir şey yok. Karşı taraf gayet temiz bir ekran görüntüsü atmış. Görüntü inandırıcı duruyor. Şimdi ya paketi hazırlayacaksın ya da suçlama gibi duracak bir cümle yazacaksın.
Kısa cevap: havale ile ödeme almak için üç bilgiyi eksiksiz vereceksin, açıklama alanına takip edebileceğin bir referans yazdıracaksın, ve parayı kendi hesap hareketlerinde görmeden kargoya vermeyeceksin. Dekont ödeme değildir. Grafik tasarımı çok iyi bir ödeme niyetidir.
Bursa'da doğal sabun ve şampuan satan Burcu'nun ortalama sepeti 185 ₺. Ayda 60 civarı sipariş alıyor, neredeyse hepsi havale. Temmuz ayında bu siparişlerin dördü tam olarak yukarıdaki konuşmaya girdi, ikisi hiç ödenmedi, ve birini Burcu paketleyip kargoya vermişti bile.
Türkiye'de havale kimseye tuhaf gelmiyor. Alıcıyı ikna etmen gereken bir şey değil bu. Sorun ikna değil, bilginin eksik verilmesi.
| Alan | Ne yazacaksın | Neden önemli |
|---|---|---|
| Banka adı | Hesabın hangi bankada olduğu | Alıcı aynı bankadaysa havale, değilse EFT ya da FAST yapacak. Süre buradan değişiyor |
| Hesap sahibinin adı | Kimlikteki tam hâli | Gönderim ekranında bu isim çıkıyor. Beklediği isim çıkmazsa alıcı duraksıyor |
| IBAN | TR ile başlayan 26 karakter, dörderli gruplar hâlinde | Elle yazan yanlış yazar. Kopyalanabilir olması gerekiyor |
| Açıklama | Siparişin kodu | Parayı siparişe bağlayan tek şey bu, ve herkes bunu atlıyor |
Türkiye'de IBAN, TR harflerinin ardından 24 rakamla devam eder ve toplam 26 karakterdir. Dörderli yaz: TR12 3456 7890 1234 5678 9012 34. İnsan gözü 26 karakteri tek blok hâlinde okuyamaz, okumaya çalışan da bir hane atlar.
IBAN'ı asla görsel olarak gönderme. Ekran görüntüsündeki IBAN kopyalanmıyor, kopyalanmayan IBAN elle yazılıyor, elle yazılan IBAN da bazen başka birine gidiyor. Metin olarak gönder, tek satır hâlinde, başına sonuna başka bir şey yazmadan. Alıcı basılı tutup kopyalayabilsin.
Hesap sahibinin adı konusunda da bir uyarı yaz. Alıcı "Doğal Sabun Atölyesi" yazan bir isim görmeyi bekliyorsa ve ekranda "Burcu Şahin" çıkıyorsa, o bir saniyelik duraksama bazen siparişi bitiriyor. Önceden söyle: "Hesap kendi adıma, ekranda Burcu Şahin göreceksin."
Hangi hesabı kullanacağın, faturayı nasıl keseceğin ve bunun kayıt tarafı senin mali müşavirinin işi. Buradan vergi tavsiyesi alma. Kurallar var, değişiyor, ve senin durumuna göre farklı işliyor. Mali müşavirine sor, gerekirse gib.gov.tr üzerinden kendi durumuna bak.
Üçünü de günlük konuşmada "havale" diye söylüyoruz ama üç ayrı şey.
| Yöntem | Kapsam | Senin için pratik anlamı |
|---|---|---|
| Havale | Aynı banka içinde, hesaptan hesaba | En az sürtünme. Genelde anında düşüyor |
| EFT | Farklı bankalar arasında | Bankanın kendi kuralları ve saatleri devrede |
| FAST | Bankalar arası, 7/24 çalışan sistem | Gece yarısı da işliyor, ama işlem başına üst sınır var |
Ağustos 2026 itibarıyla TCMB'nin FAST sisteminde tek bir işlemin üst sınırı 100.000 ₺. FAST-TR Karekod ile yapılan iş yeri ödemelerinde bu sınır 250.000 ₺. Günlük toplam limiti ise her banka kendisi belirliyor, ve sistem düzeyindeki bu üst sınır kişiye özel yükseltilemiyor. Rakamlar değişir, kendi bankandan teyit et.
Bu ayrıntı küçük sepetlerde hiç konu olmaz. Yüksek fiyatlı iş yapıyorsan tam tersi.
130.000 ₺'lik bir siparişin tek FAST işlemine sığmadığını, alıcı üçüncü denemesinde "hata veriyor" diye yazdığında öğrenmek istemezsin. Parça parça göndermesi gerektiğini sen söylemezsen, o kişi işlemin değil senin sorunlu olduğunu düşünür.
Mobilya, halı, elektronik, toplu sipariş. Bu kategorilerdeysen kendi bankanın günlük limitini ve FAST üst sınırını bugün öğren, ve yüksek tutarlı siparişlerde alıcıya baştan söyle. İki mesaj tutar, bir siparişi kurtarır.
FAST'in üstünde çalışan katmanlı bir hizmet var: Kolay Adresleme Sistemi, kısaca KOLAS. Cep telefonu numaranı, e-posta adresini, TC kimlik numaranı ya da pasaport numaranı bir hesaba "kolay adres" olarak tanımlıyorsun. Gönderen kişi IBAN'ını bilmeden sana para gönderebiliyor.
İki tane işine yarayan tarafı var.
Birincisi, 26 karakter yerine bir telefon numarası veriyorsun. Yanlış yazılma ihtimali düşüyor, ve alıcı numarayı zaten rehberinde tutuyor.
İkincisi ve daha önemlisi: gönderen kişi işlemi onaylamadan önce senin adını maskeli olarak görüyor. Bu, ilk kez alışveriş yapan tedirgin bir alıcıya söyleyebileceğin somut bir cümle veriyor. "Numarayı yazınca ekranda benim adım maskeli çıkacak, doğru yere gönderdiğini oradan göreceksin." Güven konuşması yapmaktan daha iyi iş görüyor, çünkü kanıtı alıcının kendi ekranında.
Karşılığında ne veriyorsun, onu da yaz bir yere. Telefon numaran artık banka hesabına bağlı ve sen o numarayı tanımadığın insanlara veriyorsun. Zaten yayınladığın işletme numarasını kullan, kişisel numaranı değil. Bir kolay adres tek bir hesaba bağlanıyor, ve bir hesaba kaç tane tanımlayabileceğini bankan belirliyor. e-Devlet üzerinde Kolay Adres Sorgulama hizmeti de var, kendi tanımlarını oradan görebilirsin.
Sipariş Ayşe'den geldi. Para Ayşe'nin eşinin hesabından, bambaşka bir soyadıyla düştü. Açıklama alanında da "Ayşe" yazıyor, ki sende üç tane Ayşe var.
Türkiye'de bakan kişiyle ödeyen kişi çoğu zaman aynı kişi değil, ve açıklamaya isim yazdırdığın her sipariş ay sonunda hesap ekstrende sahibi belli olmayan bir satır olarak duruyor.
Bu yüzden referans bir isim değil, bir kod. Harf artı rakam, kısa, telefonda okunabilir. SB1043 gibi. Karışan karakterleri kullanma: sıfır ile büyük O, bir ile küçük l aynı ekranda aynı şeye benziyor.
Kodu sen üretiyorsun ve siparişi onaylarken alıcıya tek başına, kopyalanabilir şekilde veriyorsun. Sonra kural şu: kodsuz gönderi yok. Bunu sertlik olsun diye değil, ay sonunda ekstreye bakıp "bu 185 ₺ kimin" diye sormamak için yapıyorsun.
Alıcı unutursa da dünya yıkılmıyor. Gönderen adını ve saati soruyorsun, ikisiyle eşleştiriyorsun. Ama bunu ayda dört kez yapmakla ayda bir kez yapmak arasındaki fark, o kodun ne kadar net verildiğiyle ilgili.
Ekran görüntüsünden ödeme doğrulanmaz. Hiçbir zaman.
Sahte dekont üreten siteler var, ve o görüntü sana bankandan değil karşı tarafın telefonundan geliyor. Logo doğru olabilir, yazı tipi doğru olabilir, "işlem başarılı" yazısı da orada olabilir. Hiçbiri paranın senin hesabında olduğunu göstermiyor.
Baktığın yer tek: kendi bankandaki kendi hesap hareketlerin.
Orada dört şeye bakıyorsun. Tutar, tarih ve saat, gönderen adı, açıklama. Dördü tutuyorsa ödeme olmuştur.
Bir de şunu bil. Dekont sahte olmasa bile talimat verilmiş olması paranın sana geçtiği anlamına gelmiyor. Bankalar arası bir transfer saatler sonra düşebilir. Yani "belge gerçek" ile "para bende" iki ayrı cümle, ve sen ikincisine göre karar veriyorsun.
Buradaki dengeyi de doğru kur. Amaç herkese şüpheyle bakmak değil. Alıcıların ezici çoğunluğu parayı gerçekten göndermiş, sadece EFT saatine denk gelmiş oluyor. Kural sert, ton yumuşak.
Fiyatlandırma, fotoğraf, teslimat ve para almak üzerine tek bir e-posta. Reklam yok, dolgu yok.
185 ₺'lik sipariş hesabına 181,50 ₺ olarak düşüyor. Gönderenin bankası masraf kesmiş olabilir, alıcı yuvarlamış olabilir, ya da tutarı yanlış yazmıştır.
Şimdi saat 23.40 ve sen 3,50 ₺ için mesaj yazmayı düşünüyorsun.
Yazma. Bunun kararını bugün ver, bir yere yaz, ve o gece sadece uygula. Bir eşik belirle: örneğin 5 ₺'nin altındaki farkları sormadan gönderiyorsun. Üstündeki farklar için hazır bir cümlen var ve o cümle stokta duruyor.
Sebebi duygusal değil, aritmetik. 3,50 ₺'yi kovalamak sekiz mesaj, iki gün gecikme ve muhtemelen bir daha gelmeyecek bir müşteri demek. Aynı müşteri ikinci siparişinde 185 ₺ daha getirecekti.
Büyük farklar başka bir şey. Orada da suçlama yok, tek soru var: "Hesabıma 145 ₺ düşmüş, sende 185 ₺ mi görünüyor? Bir kontrol eder misin?" Çoğu zaman cevabı yanlış yazılmış bir rakam.
Birinci mesaj, ödeme henüz görünmüyorken. Suçlama değil, olgu ve bir zaman taahhüdü.
Merhaba, teşekkürler. Şu an hesabımda görünmüyor. Gönderdiğin saati ve gönderen hesabın adını yazar mısın? Bankalar arası transferler bazen gecikiyor. Sabah 09.00'da tekrar bakıp buradan yazacağım.
Bu mesajın dört işi var. Teşekkür ediyor, durumu söylüyor, iki tane cevaplanabilir soru soruyor, ve ne zaman geri döneceğini söylüyor. Son cümle en önemlisi. İnsanlar beklemeye değil, belirsizliğe sinirleniyor.
İkinci mesaj, sabah baktın ve gerçekten yok.
Sabah tekrar baktım, hâlâ görünmüyor. Dekonttaki açıklamada SB1043 yazıyor mu, bir de gönderdiğin IBAN'ın son dört hanesine bakar mısın? Yanlış hesaba gitmiş olabilir. Öyleyse iade talebini kendi bankan üzerinden açman gerekiyor.
Sonra susuyorsun. Paketi bir gün daha kenarda tutuyorsun, sonra stoğa geri koyup haber veriyorsun: "Ürünü stoğa aldım, ödeme geldiğinde aynı gün hazırlarım." Rafta üç hafta paket bekletmek, cumartesi günü satabileceğin ürünü satmamak demek.
Temmuz'da 58 sipariş aldı. 58 × 185 ₺, yani 10.730 ₺ ürün cirosu. Dört sipariş "dekont attım" konuşmasına girdi. İkisi hiç ödenmedi. Birini kargoya vermişti: 185 ₺ ürün, artı kendi cebinden çıkan 79 ₺ kargo. 264 ₺, ve geri gelmeyen bir paket.
O dört konuşma toplam otuz beş mesaj tuttu. Otuz beş mesaj, bir akşamın tamamı.
Ağustos'ta üç şey değişti. Her siparişe bir kod verdi. Kodu, sipariş onayında tek satır hâlinde gönderdi. Ve ürün sayfasındaki ödeme talimatına tek cümle ekledi: "Açıklama alanına sipariş kodunu yazmanız gerekiyor, kodsuz ödemeleri eşleştiremiyorum."
Ağustos'ta 61 sipariş, yani 11.285 ₺. Takılan sipariş sayısı bire indi, o da aynı gün ödendi. Kargoya verilip parası gelmeyen sipariş sıfır.
Farkı yaratan şey bir yazılım değildi. Kodsuz gönderi yok kuralıydı, ve o kuralı alıcının okuyacağı yere yazmasıydı. Sipariş sayısı zaten benzerdi. Kazandığı şey 555 ₺'lik ciro farkı değil, geri gelmeyen 264 ₺ ve yirmi sekiz mesajlık akşamdı.
Siparişleri nasıl yazılı hâle getirdiğine dair uzun hâli WhatsApp'tan sipariş almak yazısında var, çünkü kodun ve toplamın nereye yazıldığı en az kodun kendisi kadar önemli.
Sailo'da banka havalesi, sekiz ödeme yönteminden biri. Listenin tamamı şu: kart, WhatsApp, Telegram, Instagram, e-posta, telefon, banka havalesi ve kapıda ödeme. Havalede Sailo paraya hiç dokunmuyor ve hiçbir komisyon almıyor. Para senin hesabına, doğrudan.
Dolduracağın alanlar belli: banka adı, hesap adı, hesap numarası, IBAN, SWIFT/BIC, ve bir de serbest metin talimat alanı. Kod kuralını, eşik cümleni ve "hesap kendi adıma" uyarını o serbest metin alanına yazıyorsun. Sipariş sana toplamı hesaplanmış hâlde geliyor, yani alıcının kaç lira göndereceği konusunda tahmin yürütmesi gerekmiyor.
Kart tarafını da olduğu gibi yazalım, çünkü burası çoğu yerde şişiriliyor. Kart yöntemi Stripe üzerinde ve sadece Stripe üzerinde çalışıyor. Stripe'ın tahsilat için onayladığı bir Stripe hesabı gerekiyor. Sailo maldan 1–3% alıyor, indirim sonrası, kargo ve vergi hariç, ve para doğrudan senin kendi Stripe hesabına düşüyor.
Asıl mesele fiyat değil. Kart düğmesinin açılması Sailo'ya değil, Stripe'ın senin ülkenden hesap kabul etmesine bağlı, ve Stripe'ın ülke listesi zaman içinde değişiyor. O yüzden bir karar vermeden önce stripe.com/global sayfasını kendin aç ve Türkiye'yi orada ara. Sırası da önemli. Önce Stripe tarafının açık olduğunu gör, sonra Business'a abone ol. Tersi değil.
Bir de şu soru var, günde birkaç kez geliyor: "Taksit var mı?" Taksit Sailo'nun bir özelliği değil. Taksit alıcının kendi kartından ve kendi bankasından çıkıyor. Sailo'nun sunabileceği ya da açabileceği bir taksit seçeneği yok, ve bunu satış konuşmasında bulanık bırakmak sana teslimattan sonra dönüyor.
Buradan çıkan dürüst tavsiye şu: ayda otuz siparişin varsa ve hepsi havale ile geliyorsa, kart için aylık abonelik ödemenin şu an bir karşılığı yok. Ücretsiz planla havaleyi zaten alıyorsun. Buna daha ihtiyacın yok.
Sailo bir havalenin geldiğini bilemez. Bankana bağlı değil, ve olması gereken de bu. Bir havalenin geldiğini sadece bankan biliyor.
Bir siparişi "ödendi" diye işaretlediğinde, bunu sen baktığın için işaretliyorsun. Kimse senin yerine bakmıyor. Cumartesi öğleden sonra düğüne gittiysen o iş yapılmıyor, ve pazartesi sabahına üç tane "hocam ödeme gitti mi" mesajı birikiyor.
Türkiye'ye özel bir ödeme entegrasyonu da yok. iyzico yok, PayTR yok, Papara yok, sanal POS yok. Yaptığın şey IBAN'ını serbest metin talimat alanına yazmak ve her ödemeyi kendin onaylamak. Çalışıyor, ve binlerce insan her gün tam olarak böyle tahsilat yapıyor. Ama bu bir çözüm yolu, bir özellik değil, ve arasındaki fark cumartesi günü yirmi siparişin varken belli oluyor.
Havale her kategoriye de uymuyor. Ucuz ve hızlı karar verilen ürünlerde alıcı parayı önden göndermek istemiyor, ve orada konuşma "kapıda ödeme var mı" ile devam ediyor. O tarafın maliyeti bambaşka: kapıda ödeme nasıl çalışır yazısında reddedilen paketin sana gerçekte kaça mal olduğunun hesabı var. Kargo maliyetini yanlış hesaplayıp havaleden kazandığını orada kaybetmek de mümkün, kargo ücreti nasıl hesaplanır yazısı desi formülünü ve pazarlıkta sorulacak soruları anlatıyor.
Bugün üç şey yaz. Banka adın, kimlikteki adın ve IBAN'ın, metin olarak, tek satırda. Bir kod formatı belirle ve ilk numarayı ver. Bir de eşik rakamı belirle, altındaki farkları sormayacaksın.
Sonra bu üçünü alıcının okuyacağı yere koy. Sipariş sayfasındaki ödeme talimatına, WhatsApp'taki hazır yanıta, ve teyit mesajının içine. Aynı metin, üç yerde, aynı kelimelerle.
Bu hafta gelen ilk on ödemede kuralı uygula ve kaç tanesinin koda uyduğunu say. Sekizden azsa sorun alıcıda değil, kodu verdiğin yerdedir.
Ödeme tarafını oturttuysan geri kalan parçalar, yani fiyatın nerede yazılı olduğu ve siparişin sana nasıl geldiği, website olmadan Instagram'dan satış yazısında baştan sona duruyor.
Yazan
Sailo team
Tek bağlantı, bütün dükkânın.
Fiyatlandırma, fotoğraf, teslimat ve para almak üzerine tek bir e-posta. Reklam yok, dolgu yok.
Sailo ona sadece bir ön kapı takıyor — insanlar sana yazmadan önce gezsin, karşılaştırsın, fiyatı görsün diye.
Bağlantını alBeta boyunca ücretsiz · Kart gerekmez